Boşanma Davasında Çocukların Velayet Durumu

A+
A-

Ülkemizde boşanmaya karar veren eşlerin boşanma konusundaki kararlarını etkileyen en önemli nedenlerden birisi, müşterek çocuklarının durumudur. Eşlerin müşterek çocuklarının bulunması evlilik birlikteliğinin devamı ile ilgili daha hassas davranmalarına sebep olmaktadır. Boşanma davası ile ilgili olarak daha önce yazmış olduğumuz makalelerimizde farklı konulara değinerek bilgi vermeye çalışmıştık. Bu makalemizde ise boşanmanın çocuklar yönünden sonuçları, boşanma davasında çocukların durumu, boşanma nedeniyle çocukların velayetinin düzenlenmesi, boşanma sonrasında velayet verilmeyen taraf ile çocuğun kişisel ilişkinin düzenlenmesi ve iştirak nafakasının belirlenmesi ile ilgili konulara değinerek ayrıntılı bilgi vermeye çalışacağız.

Boşanma Davasında Çocukların Durumu

Boşanmaya karar veren eşlerin müşterek çocuklarının bulunması nedeniyle eşler evlilik birlikteliğinde meydana gelen sorunları yalnız kendi beklentileri doğrultusunda değil, çocukların beklentileri de dikkate alınarak bu yönde daha hassas davranmalarına ve birlikte karar vermelerini sağlamaktadır. Bu nedenle eşler aralarında yaşanan uyuşmazlıklar nedeniyle boşanmaya karar vermeden önce çocukların durumunu dikkate alarak daha sağlıklı karar vermek için aceleci davranmayacaklardır.

Boşanmanın Çocuklar Yönünden Sonuçları

Hakim, boşanmaya karar verirken; boşanma davasında taraf olan eşlerin talebine bağlı olmaksızın çocukların velayeti, onlara kişisel ilişki kurulması ve onlar için ödenecek nafaka miktarını tereddüde yer vermeyecek şekilde boşanma talebinin kabulünü içeren hükümde açıkça belirtmiş olmalıdır. Aile mahkemesi hakimi bu hususları düzenlerken, Aile Mahkemesi bünyesinde bulunan uzmanların görüşünü alarak ve tarafların kendi aralarında bu hususlara ilişkin yaptıkları sözleşmeleri de dikkate alarak sağlıklı bir karar vermeye çalışır.

Boşanma davasında çocukların durumu ve boşanmanın çocuklar yönünden sonuçlarını üç ana başlık halinde çocukların velayetinin düzenlenmesi, kişisel ilişkinin düzenlenmesi ve iştirak nafakasının belirlenmesi olarak ele alabiliriz.

Çocukların Velayetinin Düzenlenmesi

Genel olarak velayet; ergin olmayan küçüklerin ve ergin kısıtlı çocukların şahıslarının ve mallarının korunması konusunda ana babanın sahip oldukları hak ve yükümlülüklerdir. Ergin olmayan çocuğun velayeti anne ve babasındadır. Yasal bir sebep olmadıkça anne ve babadan velayet hakkı alınamaz. Kısıtlanan ergin çocuklar için bile hakim kararı ile vasi atanmasına lüzum görülerek karar verilmemişse, bunlarında velayeti yine anne ve babasındadır. Velayet hakkı evlilikte birlikte kullanılır.

Açılmış olan boşanma davalarında hakim, eşlerin boşanmalarına karar verirse, aynı zamanda çocukların velayeti ile ilgili olarak da bir karar vermek zorundadır (TMK.182/1.md.). Medeni Kanunun 182/1. Maddesine göre velayet verilmesinde hakimin olanak buldukça, anne ve babayı dinlemesinin ve çocuk vesayet altında ise, vasinin ve vesayet makamının düşüncesinin alındıktan sonra anne ve babanın haklarını ile çocuklarla ilişkileri düzenlenmesi yoluna gidilmesi hükme bağlanmıştır.

Hakim, Çocuğun Velayetinin Verilmesini Neye Göre Belirler

Hakim, boşanma davası sonunda velayetin anne ve babadan hangisine bırakılacağı veya her ikisinden alınıp vasi atanması gerektiğine, diğer delilleri değerlendirirken aynı zamanda eşlerin bu konudaki düşüncelerini de dikkate alacaktır. Ayrıca hakim, tüm bu hususların yanı sıra aile mahkemesi bünyesinde bulunan uzmanların görüş ve raporlarını da dikkate alarak, hak ve nefaset kurallarına göre, öncelikli olarak çocuğun yararını göz önünde bulundurarak karar vermek zorundadır.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Anlaşmalı Boşanma Davası Açmanın Şartları Nedir

Anne ve babanın velayetin tevdii hususunda anlaşmaları, bu anlaşmanın çocuğun yararına olması halinde mümkündür. Hakim yapılan anlaşmanın çocuğun yararına olmadığı yönünde kanaat getirirse anlaşmaya müdahale ederek çocuk hakkında onun menfaatine uygun bir düzenleme yapabilir.  Tarafların çocuğun velayeti yönünde anlaşamamaları halinde hakim takdir hakkını kullanacaktır.

Yaşı Küçük Çocuğun Velayeti Kime Verilir

Velayetin eşlerden birine verilmesi ile ilgili olarak çocuğun yaşı çok önemlidir ve yaşı küçük çocuk anneye verilir. Anne bakımına ihtiyacı olan çocuğun velayetinin babaya verilemeyeceği anneye verilmesi yönünde Yargıtay içtihatları mevcuttur ve Yargıtay doktrin geliştirerek bu durumu “şefkat yılları” olarak nitelendirmiştir.

Çocuğun Velayeti Kusurlu Olan Eşe Verilebilir mi

Velayet düzenlenirken çocuğun yararının her şeyin üstünde olduğu hem Yargıtay kararlarında hem de Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 1. Maddesinde açıkça hüküm altına alınmıştır. Bu nedenle çocuğun velayeti eşlerden birine verilirken, boşanmaya sebep olan eşin kusuru göz önüne alınmaz. Burada göz önünde bulundurulan husus çocuğa daha faydalı olacak eşe velayetin verilmesidir. Eşin boşanmada kusurlu olması onun çok iyi bir anne veya baba olmasına engel teşkil etmez.

Velayet Belirlenirken Çocuğun Görüşü Sorulur mu

Müşterek çocukların velayeti konusunda karar verilmeden önce çocuklarında dinlenmeleri ve görüşlerinin sorulması gerekmektedir. Yargıtay, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 12. Maddesi ve Çocuk Haklarının Kullanılmasına ilişkin Avrupa Sözleşmesinin 6. Maddesi uyarınca bu husus göz ardı edilmiş olması mahkemenin vermiş olduğu kararın bozulması sebebidir.

Anne ve Babadan Başkasına Çocuğun Velayeti Verilebilir mi

Aile Mahkemesi Hakimi, gerekli görmesi halinde çocuğun velayetini anne ve babadan alarak çocuğa bir vasi tayin edebilir, bu hüküm henüz doğmamış müşterek çocuklar için de geçerlidir. Her iki eş de velayet hakkının kendisine verilmesini istemiyorsa, hakim çocuğa vasi tayin eder ve 6072 Sayılı Korumaya Muhtaç Çocuklar Hakkında Kanunu Hükümlerine göre karar verir.

Kişisel İlişkin Düzenlenmesi

Boşanma kararında velayet hakkı kendisine verilmeyen eşin çocuklarıyla ilişkilerinin nasıl olacağı hakim tarafından gösterilmelidir. Anne ve babadan her biri velayetini üzerine almadıkları çocukları yönünden kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkına sahiptir.

Kişisel ilişkinin düzenlenmesinde özellikle çocuğun sağlık, eğitim ve ahlaki yönden yararı göz önünde bulundurulacaktır. Çocuk ile velayet hakkına sahip olmayan ebeveyn arasında ilişki kurulması, çocuğa hem anne hem de baba ile olan ilişkilerinin geliştirilmesi imkanı verir.

Çocuk ile velayet hakkına sahip olmayan taraf arasındaki ilişki doğrudan doğruya, telefonla veya mektupla olabilir. Çocukla doğrudan doğruya ilişki olarak tanımlanan ziyaret hakkı düzenlenirken; çocukların istekleri de göz önünde bulundurulmalıdır. Ancak bu durum hakim yönünden bağlayıcı değildir. Çocuğun ziyaret hakkı düzenlenirken, çocuğun yararı dikkat edilecek en önemli husustur. Ayrıca çocuğun yaşı, eğitim durumu, tarafların sosyal durumu da göz önünde bulundurulmalıdır.

Kişisel İlişkinin Düzenlenmesindeki Yasal Sınırlama Nedir.

Medeni Kanunun 324. Maddesi, anne ve baba ile kişisel ilişkiye, bir takım sınırlamalar getirmiştir. Buna göre, kişisel ilişki sebebiyle çocuğun huzurunun tehlikeye girmesi, çocuğun eğitilmesine ve yetiştirilmesine engel olunması, anne ve baba haklarını kullanırken diğerinin çocukla olan kişisel ilişkilerini zedelemesi, çocukla ilgilenilmemesi ya da diğer önemli sebepler varsa, kişisel ilişki kurma hakkı hakim tarafından reddedilebileceği gibi tamamen ellerinden alınabilir.

Anne ve babanın ağır ruhsal bozukluğunun bulunması ya da alkol veya uyuşturucu bağımlısı olmaları halinde çocukla kişisel ilişki kurulmasına karar verilmesi, çocuğun çıkarına ters düşmektedir.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Velayet Nedir Kimlere Verilir (Çocuğun Velayeti Nasıl Alınır)

Velayet hakkı kendisine verilmeyen tarafın çocuklarıyla kişisel ilişkileri ile ilgili bir diğer sorunda, kişisel ilişki kararının infaz edilebilme niteliğidir. Bu nedenle kişisel ilişkin düzenlenmesine ilişkin verilecek kararın infaz kabiliyetinin mümkün olması gerekmektedir. Yargıtay, infazı uygun olmayan kararların verilmemesi gerektiğini kararlarında vurgulamıştır. Örneğin …çocukları Londra’da, kendiside Bursa’da olan bir babanın çocukları ile haftanın  Cumartesi ve Pazar günleri görüşmesi yönünde verilen bir kararın infaz kabiliyeti mümkün olmayacaktır.

Anne ve Baba Haricinde Başka Birine Çocukla Kişisel İlişki Kurma Hakkı Verilebilir mi

Türk Medeni Kanununa göre olağanüstü hallerde ve çocuğun çıkarına uygun olarak, anne ve baba dışındaki kişilere, özellikle de hısımlara çocukla kişisel ilişki kurma hakkı tanınmıştır. Yargıtay içtihatlarında bu yönde düzenlenmiş kararlar bulunmaktadır. Bu nedenle hakim çocuğun çıkarı doğrultusunda daha fazla seçeneğe sahiptir.

Çocuğun Nafakasının Ödenmemesi Kişisel İlişkinin Düzenlenmesini Etkiler mi

Çocukla velayet hakkına sahip olmayan taraf arasındaki kişisel ilişkin çocuğun ödenek nafakasının ödenip ödenmemesine bağlı değildir. Eşin çocuğun ödenek nafakasını ödememesi onun çocukla kişisel ilişkisini ortadan kaldırmaz. Velayet hakkı kendisine verilmeyen tarafın çocukla kişisel ilişki kurma hakkı anne ve babanın kişilik hakları içerisinde kabul edilmektedir. Bu nedenle bu haktan feragat anlamına gelen anlaşmalar geçerli değildir.

İştirak Nafakasının Belirlenmesi

Türk Medeni Kanununun 182/1. Maddesine göre boşanmanın gerçekleşmesi ile velayet kendisine verilmeyen eş, maddi gücü oranında bir nafaka vermekle yükümlü tutulmuştur. İştirak nafakasının amacı çocuğun bakım ve eğitim giderlerinin karşılanmasıdır. Nafakanın miktarı, çocuğun ihtiyaçları, anne ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri ile çocuğun gelirini göz önünde tutarak belirlenir. Çocuğun geliri kendi ihtiyaçlarını karşılayacak durumda ise, iştirak nafakasına karar verilmez.

İştirak nafakasına ilişkin verilen hükümler, çocukların menfaatlerinin korunmasına yönelik olup kamu düzenine ilişkin olduğundan, Hakim, tarafların bir talebi olmasa bile bu hususta resen karar vermek zorundadır. Hakim gerek görmesi halinde nafaka belirlenirken sosyal hizmet uzmanlarından rapor isteyebilir.

İştirak nafakası ancak ergin olmayan çocuklar lehine verilebilir, anne ve babanın bakım ve eğitim giderlerine katılma borcu kural olarak çocuğun ergin olmasıyla sona erer. Ancak çocuk ergin olmasına rağmen, eğitimine devam ediyorsa, anne ve babanın durumu ve koşullara göre, çocuğun eğitimi sona erinceye kadar kendilerinden beklenebilecek ölçüde çocuğa bakmakla yükümlüdürler. Ancak burada ödenen nafaka hukuki mahiyeti itibariyle bir yardım nafakasıdır.

Taraflar Aralarında Anlaşarak Nafaka Miktarını Belirleyebilir mi

Taraflar aralarında yapacakları anlaşma ile nafaka miktarını belirleyebilirler. Ancak yaptıkları anlaşmanın geçerli olabilmesi için, hakimin yapılan bu anlaşmayı uygun bulması gerekmektedir. Taraflar mahkeme dışında sulh yoluna başvuramazlar. Taraflardan birinin nafaka ödemesi hususunda yapılan anlaşmanın geçerli olması için hakimin onayı şarttır.

Bosanma Davasinda Cocuklarin Durumu, Velayetin Düzenlenmesi

bosanmada velayet

İştirak Nafakası Nasıl Ödenir, Ödeme Zamanı Nasıl Belirlenir.

İştirak nafakası, diğer bir ifadeyle bakım ve eğitim giderlerine katılım nafakası, Medeni Kanuna göre kural olarak her ay peşin ödenir. Hakim, talep halinde irad biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın, gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir. Bu durumda ayrıca nafaka miktarında değişiklik yapılması için dava açılmasına gerek kalmaz. Hakim, verdiği kararda nafakanın miktarını çocuğun yaşı ve enflasyonla birlikte artacağını öngörebilir. Çocuk anne ve babadan alınarak üçüncü bir kişiye verilmişse, her iki eş de iştirak nafakası vermekle yükümlüdür.

Sitemizde arama butonundan benzer konulardaki makalelere ulaşabilirsiniz, Ayrıca Anlaşmalı Boşanma Dilekçesi Örneği, Anlaşmalı Boşanma Protokolü Örneği, Çekişmeli Boşanma Dilekçesi Örneği ile Nafaka Dilekçesi Örneğine ulaşarak talebinize uygun şekilde uyarlama yapabilirsiniz.



ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.


Önceki yazıyı okuyun:
Anlaşmalı Boşanma Davası Açmanın Şartları Nedir

Anlaşmalı boşanma davası açılabilmesi için bazı şartların yerine getirilmiş olması gerekmektedir, bu yazımızla anlaşmalı boşanma davası açmanın şartlarının neler olduğu...

Kapat
Sitemizde paylaşılan dilekçe örneği ve diğer bilgiler tamamen bilgilendirme amacıyla paylaşılmış olup, izinsiz ve kaynak gösterilmeksizin başka bir yerde yayımlanması yasaktır. - Aralık 2016