Boşanma Davasında Yetkili Mahkeme ve Yetkiye İtiraz

Boşanma davalarına ilişkin yetkili mahkeme ve yetkiye itiraza ilişkin gerekli düzenlemeler Hukuk Usulü Mahkemeleri Kanununda (HUMK) düzenlenmiştir, bu yazımızla boşanma davalarında yetkili mahkeme neresidir, yetkinin niteliği, yetkiye itiraz nasıl yapılır, yetkiye itirazın niteliği ve yetki itirazının zamanı ve usulü ile ilgili merak edilen konulara değinerek ayrıntılı bilgi vermeye çalışacağız.

bosanma davasi yetkiye itiraz

Boşanma Davasında Yetkili Mahkeme Neresidir

Boşanma davasına yer olarak hangi mahkemenin bakması gerektiğine yani yetkili mahkemeye ilişkin düzenleme Hukuk Usulü Mahkemeleri Kanununun 9.maddesinde yapılmıştır. Ancak Türk Medeni Kanununun 118. maddesinde boşanma ve ayrılık davalarına ilişkin yetki ile ilgili gerekli düzenleme yapılmıştır buna göre “boşanma ve ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.”

Türkiye’de yerleşim yerleri bulunmayan ve yurt dışında ikamet eden Türk vatandaşlarının boşanma davaları, yerleşmiş oldukları ülke mahkemesinde açılmadığı veya açılamadığı, Türkiye’de de yer itibariyle yetkili mahkeme bulunmaması halinde ilgilinin oturduğu yer, Türkiye’de oturmuyorsa Türkiye’de son yerleşim yeri mahkemesinde, o da bulunmadığı Ankara, İstanbul, İzmir Mahkemelerinden birinde görülür. (Milletlerarası Özel Hukuk Usulü Kanunu md.28)

Boşanma Davasında Yetkinin Niteliği

Boşanma davalarında bazı durumlarda birden fazla mahkeme yetkili olabilir, böyle bir durum da yetkinin “kesin yetki” niteliğinde olup olmadığının ele alınması gerekir. Genel olarak yapılan ayrıma göre eğer kanunda bir uyuşmazlık için bir yer mahkemesi yetkili kılınmışsa kesin yetki, iki veya daha fazla mahkemenin yetkili kabul edildiği durumlarda kesin olmayan yetki söz konusu olacaktır.

Boşanma davaları kamu düzenine ilişkin davalardır. Boşanma davalarının özelliği ve bu davalardaki yetki kurallarının konuluş sebebi, kadına kolaylık sağlama gibi amaçlar, kamu düzeninin ilgilendirdiği için yetki sözleşmesinin yapılmaması tarafların bunu sadece ilk itiraz olarak değil yargılamanın her aşamasında ileri sürebilmesi ve ilgili hakimin bunu her zaman göz önünde bulundurması gerektiği savunulmaktadır.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Boşanma Davasının Tarafları ve Dava Ehliyeti (Detaylı Anlatım)

Başka bir görüşe göre ise, boşanma davalarındaki yetki kurallarının kesin yetki olmadığı gibi kamu düzenini de ilgilendirmediği ileri sürülmektedir. Bu yüzden taraflar kendi aralarında yetki sözleşmesi yapabilecekleri gibi yetki itirazını da davanın her aşamasında değil ancak esasa cevap süresi içerisinde ilk itiraz olarak ileri sürebilirler ve hakim tarafından resen göz önüne alınamayacağı belirtilmektedir. Bir çok Yargıtay kararında da boşanma davalarında yetki konusunun kamu düzenine ilişkin olmadığını ve bu yüzden yetki itirazının ilk itiraz yapılması gerektiği vurgulanmaktadır.

Sonuç olarak boşanma davalarının kamu düzenine ilişkin nitelikleri olsa da, boşanma davalarındaki yetki kurallarının, kamu düzeni ile ilgili olmadığı, kamu düzeni esasına dayalı olarak konulmadığı, bu nedenle ilk itiraz yolu ile yetkisizlik ile ileri sürülmedikçe, mahkemenin yetkisiz olduğunu beyan edip yetkisizlik kararı veremeyeceği görüşü kabul edilmektedir.

Boşanma Davasında Yetki İtirazı

  • Boşanma Davasında Yetki İtirazının Niteliği

Yukarıda da belirttiğimiz gibi boşanma davalarında yetki itirazı ile ilgili iki görüş benimsenmektedir, boşanma davalarında yetki kurallarının kamu düzenine ilişkin olduğunu kabul eden görüşe göre; boşanma davalarında açıkça yetki sözleşmesi yapılmadığı gibi zımni yetki sözleşmesi anlamında olan yetki itirazı yoluyla boşanma davalarındaki yetkili mahkemenin yetkisinin ortadan kaldırılamayacağı için boşanma davalarındaki yetki itirazı HUMK’un 187/1.maddesinde belirtilen ilk itirazlardan değildir. Bu nedenle boşanma davasının her aşamasında yetki itirazında bulunulabilir.  Yine bu görüşe göre davalının yapmış olduğu yetki itirazında yetkili mahkemeyi göstermesine gerek yoktur. Mahkemenin her zaman yetkili olup olmadığını kendiliğinden incelemesi gerekmektedir.

Diğer bir görüş olan boşanma davalarının yetkiye ilişkin kurallarının kamu düzenine ilişkin olmadığı gibi kesin yetki niteliğinde de olmadığını kabul eden görüşe göre; yetki itirazı HUMK’nun 187/1.maddesinde belirtilmiş olan ilk itirazlardandır. Bu nedenle yetki itirazı HUMK’nun 23.maddesi gereğince davanın başlangıcında ve esasa cevap verme süresi içerisinde ileri sürülmelidir. Ayrıca bu görüşe göre yetki itiraz dilekçesinde yetki mahkeme itiraz dilekçesinde açıkça belirtilmelidir. Mahkemenin açıkça belirtilmemesi halinde ilgili mahkeme itirazı değerlendirmez ve davaya davacı eşin açmış olduğu mahkemede devam edilir. Kanun koyuncunun amacını yansıtan ve aynı zamanda Yargıtay tarafından da kabul gören bu görüşe göre boşanma davalarının sürüncemede kalmadan, taraflara ispat kolaylığı sağlaması ile hukuki ve sosyal gelişmelere sağladığı uygunluk ile daha isabetli olarak kabul edilmektedir. Yine boşanma davasına ilişkin Yargıtay kararlarında “…yetki itirazında bulunan taraf yetkili mahkemeyi doğru göstermek zorundadır. Yetkili mahkeme doğru gösterilmemişse yetki itirazının reddine karar verilmesi gerekir” şeklindedir.

  • Boşanma Davasında Yetki İtirazının Zamanı ve Usulü

Yukarıda da açıkladığımız durumlara göre yetkiye itiraz bizim kanaatimizce de HUMK’nun 187/1. Maddesinde belirtilmiş olan ilk itirazlardan kabul edilmelidir. Bu nedenle ilk itiraz davanın başlangıcından ve esasa cevap için verilen 10 günlük süre içerisinde yapılmalıdır.  Yetki itirazı bu süre içerisinde yapılmamışsa bir daha ileri sürülemez, sürülse bile herhangi bir hukuki sonuç doğuramaz. Yetki itirazının süresi içerisinde yapılmamış olması halinde uygulamada yetki itirazının reddine ilişkin karar tebliğ edilmez.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Boşanan Kadınlara Devlet Tarafından Yardım Yapılıyor mu?

Yetki itirazının kabulü halinde davacı, her iki halde de kararın kesinleşmesinden itibaren 10 gün içerisinde davalıya yetkili mahkemede yeniden dava dilekçesi verecek ve yeniden davalıya tebliğ ettirilecektir.  On gün içerisinde bu işlemlerin yerine getirilmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekir, bu hak düşürücü süre resen nazara alınacaktır.

Bu konuyla ilgili paralel anlamda içeriğimiz bulunan Boşanma Davasında Görevli Mahkeme Hangisidir ? konulu yazımızı da okuyabilirsiniz.

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

Önceki yazıyı okuyun:
Boşanma Davasında Yargılama Usulüne İlişkin Genel Bilgiler

Boşanmayı,  geniş ölçüde kabul edilen ferdiyetçi görüşe göre; karı ve kocanın arzularına, menfaatlerine ve iradelerine dayanan evlilik bağının bu iradelere...

Kapat
Sitemizde paylaşılan dilekçe örneği ve diğer bilgiler tamamen bilgilendirme amacıyla paylaşılmış olup, izinsiz ve kaynak gösterilmeksizin başka bir yerde yayımlanması yasaktır. - Aralık 2016