Boşanma Davasının Tarafları ve Dava Ehliyeti (Detaylı Anlatım)

A+
A-

Boşanma davası açma hakkı şahsa sıkı sıkıya bağlı bir haktır, Boşanma davasını ancak karı koca birbirine karşı açabileceğinden üçüncü kişilerin, mesela mutlak butlan da olduğu gibi, Cumhuriyet savcısının veya başkalarının boşanma davası açmaları mümkün değildir. Boşanma sebebiyle açılan dava hakkı olan eşin ölümü halinde mirasçıları kural olarak davaya devam edemezler. Sağ kalan eşin de davayı sürdürmesi mümkün değildir. Çünkü eşlerden birinin ölümü halinde evlilik birlikteliği kendiliğinden sona erer, bu nedenle davanın konusuz kaldığından takibi mümkün olmaz.

Boşanma Davasında Davacı Kimdir

Genel olarak evlilik birlikteliğinin temelden sarsılması halinde kusur durumuna bakılmaksızın her iki tarafında dava açma hakkı vardır. Ancak evlilik birlikteliğinin temelden sarsılmasına sebep olan, geçimsizliğin meydana gelmesinde daha fazla kusurlu olan eşin boşanma davası açması halinde, davalı olan eş Medeni Kanunun 166/1. Maddesindeki hükümlere dayanarak itirazda bulunabilir ve davayı engelleyebilir.

 Boşanma davasında dava açma hakkı olan eş, boşanma sebeplerindeki olguyu, gerekçeyi meydana getirmemiş olan taraftır. Eşlerin anlaşarak boşanmaya karar vermeleri ve yeniden ortak hayatın kurulamaması sebebiyle açılacak boşanma davalarında eşlerden her birin davacı olabilir ve dava açabilir.

Boşanma Davasında Davacı Eşin Daha Ağır Kusurlu Olması Halinde Dava Açma Hakkı

Medeni Kanunun 166/1. Maddesinde belirtilen hükümlere göre davacı olan eşin daha ağır kusurlu olması halinde davalının davaya itiraz etme hakkı bulunmaktadır. Ancak bu itiraz, hakkın kötüye kullanması niteliğinde ise ve evlilik birlikteliğinin devam etmesi davalı ve çocukları için korumaya değer bir yarar sağlamayacaksa boşanmaya karar verilebileceği yönünde düzenleme yapılmıştır.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Anlaşmalı Boşanma Davası Açmanın Şartları Nedir

Davalının yapacağı itiraz defi niteliğindedir, davalı itiraz hakkını kullanmadıkça, davacının daha fazla kusurlu olmasının Aile Mahkemesi Hakimince resen dikkate alınmayacağını ifade etmektedir. Boşanma davalarında davacının kusurunun az olmasının dava şartı olarak nitelendirilmesi ve bu hususun ilgili hakim tarafından göz önünde bulundurulması gerektiği görüşü hakimdir.  Ancak Türk Medeni Kanununun 166/1.maddesinde yapılan mevcut düzenlemede, kanun koyucunun ve yüksek Yargıtay kararları ile bu düzenlemenin yapılmasındaki temel amaç göz önüne alındığında,  kusuru az olan eş tarafından ileri sürüldükten sonra mahkemenin bu hususu dikkate alması, dava şartı olarak görmemeli ve bunu bir defi olarak kabul etmelidir. Kusuru az olan eşin bu durumu ileri sürmemesi halinde ilgili mahkemece yargılamaya devam edilerek hüküm verilmelidir.

Türk Medeni Kanununun 166./1.maddesinde açıkça bu itiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birlikteliğinin devamında davalı ve çocukları için bir yarar bulunmamakta ise ilgili hakim itiraz talebini dikkate almayacaktır. Hakim evlilik birliğinin devamında davalı ve çocukları bakımından korunmaya değer bir yarar olmadığına kanaat getirirse davacının daha fazla kusurlu olmasına rağmen boşanmaya karar verecektir.

Boşanma Davası Sırasında Davacının Ölmesi Halinde Mirasçıların Davayı Takip Edebilir mi  

Boşanma davası açma hakkı şahıs ile sıkı sıkıya bağlı bir hak olması nedeniyle, boşanma davası sırasında davasının ölmesi nedeniyle mirasçıların davayı takip etmesi mümkün değildir. Bu hak mirasçılara geçmediği gibi, davalı eş dava devam ederken ölürse kural olarak mirasçılar davaya devam edemezler. Sağ kalan eşin de davayı durdurması söz konusu değildir, kural olarak eşlerden birinin ölmesi halinde evlilik kendiliğinden son bulacağından bu haliyle boşanma davasının konusu kalmayacağından dava düşecektir.

Boşanma davasında, davacının kararın kesinleşmesinden önce yapacağı feragat mirasçının ölümüyle mirasçılarını bağlar. Bu durumda ortada davam etmekte olan bir dava bulunmadığından, mirasçıların takip edecekleri bir dava söz konusu olmayacaktır.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Boşanma Davasında Yetkili Mahkeme ve Yetkiye İtiraz

Hangi Durumda Boşanma Davasını Davacının Mirasçıları Takip Edebilir

Ancak Türk Medeni Kanununun 181/11.maddesi ile mirasçılar yönünden boşanma davasının devam ettirilebilmesi yönünde bir ayrıcalık getirilmiştir. Buna göre; boşanma davası sürerken davacının ölmesi halinde, mirasçılardan biri davayı sürdürebilir. Dava sonunda davalının kusurlu olduğu ispat edilirse kusurlu olan bu eş ölen eşe mirasçı olamayacağı gibi boşanmadan önce yapılmış olan ölüme bağlı tasarruflarla, kendisine bağlanan hakları da kaybeder.

Boşanma davasında mirasçılar, mahkemeden sağ kalan eşin açılan boşanma davasında kusurlu olduğunun tespiti isteyebileceklerdir. Kanun koyucu tarafından Aile Mahkemesi Hakiminin vereceği karar hüküm ve neticeye bağlanmıştır, Aile Mahkemesi Hakimi vereceği kararda, sadece sağ kalan eşin kusurlu olup olmadığına tespitine karar verecektir. Kusurlu eşin mirasçı olup olamayacağı yönünde herhangi bir karar vermeyecektir. Sağ olan eşin kusurlu olması halinde davayı takip etmeyen diğer mirasçılarda faydalanacaktır.

Anlaşmalı boşanma davalarında her iki eş de aynı anda hem davalı hem de davacı olduklarından ve bu davalarda kusur durumları göz önünde bulundurulmadığından eşlerden birinin ölümü halinde mirasçılardan birinin davaya devam edemeyecekleri tartışma konusudur.  Hukukçular tarafından kabul gören genel görüş, anlaşmalı boşanma davalarında eşlerin kusurlu olup olmadıkları üzerinde durulmadığı için davaya mirasçıların kusur tespiti için devam edemeyecekleri yönündedir. Yine bir kısım hukukçular tarafından Türk Medeni Kanununun 181/2.maddesinde davacının mirasçılarına tanınan bu imkanın davalının ölümü halinde de davalın mirasçıları için tanınması gerektiğidir.

 Boşanma Davasında Mirasçıların İspat Yükü

Boşanma davasında ispat faaliyetini gerçekleştirmeden ölen davasının ispat yükü, mirasçılarına intikal eder, Mirasçılının kanıtlaması gereken olgu, boşanma sebebinin varlığı değil, boşanmaya yeter ölçüdeki olay ve olgulardaki kusurun, davalıda olduğudur.

Boşanma davasının tarafları, dava ehliyeti

bosanma davasinin taraflari dava ehliyeti

Boşanma Davasında Davacı Kimdir

Boşanma davasında davalı, özel boşanma sebeplerinin ortaya çıkmasına sebep olan eş olarak nitelendirilebilir. Evlilik birlikteliğinin temelinden sarsılması sebebine dayanan dava ise, daha fazla kusurlu olan eştir.

Boşanma Davasında Dava Ehliyeti

Boşanma davası şahsa sıkı sıkıya bağlı olan bir haktır bu nedenle daha önce belirttiğimiz gibi boşanma davasında davacı veya davalı olma hakkına sahip olan eşler dava ehliyetine sahiptir. Ancak dava ehliyetine sahip olabilmek için ayrıca ergin olmak ve ayırt etme gücüne sahip olmak gerekir.

Boşanma Davasında Yargılama Usulüne İlişkin Genel Bilgiler konulu yazımızı da okuyabilirsiniz.



ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.


Önceki yazıyı okuyun:
Boşanma Davasının İşlemden Kaldırılması Süreci

Bu makalemizde boşanma davasının hangi hallerde işlemden kaldırılacağı, boşanma davasının işlemden kaldırılması için ne yapılması gerektiği, boşanma davasının takip edilmemesi...

Kapat
Sitemizde paylaşılan dilekçe örneği ve diğer bilgiler tamamen bilgilendirme amacıyla paylaşılmış olup, izinsiz ve kaynak gösterilmeksizin başka bir yerde yayımlanması yasaktır. - Aralık 2016