İdari Yargının Görevi Alanı Dışında Kalan Uyuşmazlıklar Nelerdir | Dilekcesepeti.com

İdari Yargının Görevi Alanı Dışında Kalan Uyuşmazlıklar Nelerdir

Yasama ve yargı işlemlerinden doğan uyuşmazlıklar, idari yargının görev alanına girmez. Kanun, Kanun Hükmünde Kararname (KHK), içtüzük, parlamento kararı gibi işlemler yasama işlemi olarak nitelendirilmektedir ve yargısal denetimi Anayasa Mahkemesinin görev alanına girmektedir. Yargı yolunun denetimi ise ait oldukları yargı kolu içerisinde kanun yollarına başvurulmak suretiyle yapılmaktadır. Dolayısıyla kanunun, yada parlamento kararının veya Ceza Mahkemesinin vermiş olduğu bir mahkumiyet kararının iptali için idari yargıda dava açılamaz.

Bu yazımızla idari yargının görev alanı dışında kalan uyuşmazlıkların neler olduğu ve adli yargının görev alanına giren uyuşmazlıklarla (davalarla) ilgili genel konulara değinerek bu konuda bilgi vermeye çalışacağız.

İdari Yargının Görev Alanı Dışında Kalan Uyuşmazlıklar (Davalar)

İdari yargının görev alanı dışında kalan uyuşmazlıkları (davaları) maddeler halinde aşağıdaki şekilde sıralayabiliriz.

  • Yasama ve Yargı İşlemleri
  • Adli Yargının Görev Alanına Giren Uyuşmazlıklar
  1. İnsan Zararlarına İlişkin Davalar
  2. Abonman Sözleşmeleri
  3. İdari Para Cezaları
  4. İdarenin Özel Kişilere Karşı Açtığı Davalar
  5. İdarenin Özel Hukuk Sözleşmelerinden Doğan Davalar
  6. Kamu Görevlilerine Karşı Açılan Davalar
  7. Tapu Siciliyle İlgili Davalar
  8. Kamulaştırmadan Doğan Özel Hukuk Uyuşmazlıkları
  9. Nüfus Kayıtlarına İlişkin Davalar
  10. İcra İflas Dairesi Görevlilerinin Kusurlarından Doğan Tazminat Davaları
  11. Hizmet Sözleşmesinden Doğan Uyuşmazlıklar
  12. Fiili Yol
  13. İdareye Ait Taşıtların Yaptığı Kazalardan Doğan Uyuşmazlıklar
  14. Vakıf Üniversitelerine İlişkin Uyuşmazlıklar
  • Askeri İdari Yargının Görev Alanına Giren Uyuşmazlıklar

Yasama ve Yargı İşlemleri

Yasama ve yargı işlemleri nedeniyle doğan uyuşmazlıklar idari yargının görev alanına girmemektedir. Yasamaya ilişkin verilen kararların denetimi Anayasa Mahkemesinin görev alanına girmektedir. Yine ceza mahkemelerinde yapılan yargı işlemlerine ilişkin olarak idari yargıda dava açılamaz.

Adli Yargının Görev Alanına Giren Uyuşmazlıklar (Davalar)

  • İnsan Zararlarına İlişkin Davalar

Ölüm veya vücut bütünlüğünün yitirilmesinden doğan zararların tazmini ile ilgili olarak açılacak olan davalarda görevli mahkemenin belirlenmesinde 6100 Sayılı Hukuk Mahkemeleri Yasası ile köklü bir değişiklik yapılmış ve insana verilen zararlardan doğan bütün davaların Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülebileceği yönünde karar verilmiştir. Vücut bütünlüğünün kısmen veya tamamen yitirilmesine ya da kişinin ölümüne bağlı maddi ve manevi zararların tazminine ilişkin olup her türlü idari eylem ve işlemler ile idarenin sorumlu olduğu diğer nedenlerin yol açtığı davalar ile idarenin sorumluluğu dışında kalan nedenlerden doğan aynı tür zararların tazminine ilişkin davalar Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülür. 6100 Sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu ile idari yargıdaki  tam yargı davalarının insan zararlarına ait bölümü idari yargının görev alanından çıkartılmıştır.

-Abonman Sözleşmeleri

Abonman sözleşmeleri, ticari ve sınai kamu hizmetlerinden yararlanan kişilerin bu hizmetleri veren kişi veya kurumlarla hizmetlerden yararlanmak amacıyla yapmış oldukları sözleşmelerdir. Abonelik sözleşmeleri genellikle su, elektrik, doğalgaz, telefon gibi hizmetlerin karşılığında hizmeti sağlayan kurum ile hizmetten yararlanan kişiler arasında yapılır. Bu sözleşmeler belirli bir konuyu, şartları, karşılıklı hakları ve borçları belirler. Bu sözleşmelerin uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar adli yargıda görülür.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  İcra Mahkemesi Harç Hesaplama İçin 2018 Harçları

-İdari Para Cezaları

5326 Sayılı Kabahatler Kanununun 16. Maddesi ile kabahatler karşılığında uygulanacak yaptırımlar İdari Para Cezası ve İdari Tedbirlerdir şeklinde düzenlenmiştir.

Kabahat; “Kanunun, karşılığında idari yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlık” şeklinde tanımlanmaktadır. Bu haliyle kabahat bir suç değildir. İdari yaptırımların bağlandığı eylemler kabahat kavramının içerisine alınmıştır.

Kabahatler Kanununun “genel kanun niteliği” başlıklı 3. Maddesi Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir ve buna göre; Kabahatler kanununun, idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacaktır, diğer kanunlarda görevli mahkememin gösterilmesi durumunda ise uygulanmayacaktır. Kanunda açıkça o idari yaptırma karşı idari yargı yoluna başvurulacağı hükme bağlanmışsa bu durumda dava veya itiraz için idari yargı yerine başvurulması zorunludur. Örneğin, Çevre Kanunu uyarınca verilen idari yaptırım kararlarına karşı tebliğ tarihinden itibaren 30 günlük süre içerisinde idare mahkemesine dava açılmalıdır.

Kabahatler Kanununa göre idari para cezası ve mülkiyetin kamula geçirilmesini ilişkin idari yaptırımlara karşı kararın tebliğinden veya tefhiminden (yüze okunmasından) itibaren 15 gün içerisinde idari yaptırımın uygulandığı yer Sulh Ceza Hakimliğine başvuruda bulunulması gerekmektedir. Bu süre içerisinde yapılmayan başvurular dikkate alınmaz ve idari yaptırım kesinleşir. Başka yer Sulh Ceza Hakimliği aracılığıyla da idari yaptırma itiraz edilebilir ancak bu konuda karar verme yetkisi idari yaptırımın uygulandığı yer Sulh Ceza Hakimliğine aittir. Sulh Ceza Hakimliklerinin vermiş olduğu kararlara karşı 7 gün içerisinde itiraz edilebilir, bu itiraz bir üst Sulh Ceza Hakimliği tarafından itiraz edilen yerde tek Sulh Ceza Hakimliği varsa en yakın yerdeki başka bir Sulh Ceza Hakimliği tarafından incelenerek karara bağlanır.

-İdarenin Özel Kişilere Açtığı Davalar

İdarenin özel kişilere karşı açtığı davalar kural olarak adli yargı mahkemelerinde görülür, idarenin davacı olduğu bir davanın kural olarak idari yargıda görülmesi mümkün değildir. Bunun bazı istisnaları vardır, örneğin idari sözleşmelerden doğan davalarda idare özel kişiyi idari yargıda dava edebilir.

-İdarenin Özel Hukuk Sözleşmelerinden Doğan Davalar

İdarenin özel hukuk sözleşmelerinden doğan davalar (uyuşmazlıklar) özel hukuk (borçlar hukuku) kurallarına göre adli yargıda görülür. Ancak burada dikkat edilmesi gereken en önemli konu idari sözleşmeler ve idarenin sözleşmeleri ile idarenin özel hukuka tabi sözleşmelerinin birbirine karıştırılmamasıdır.

-Kamu Görevlilerine Karşı Açılan Davalar

Kamu görevlilerine karşı açılan davalar adli yargıda görülür, bir kamu görevlisine karşı idari yargıda dava açmak mümkün değildir.

-Tapu Siciliyle İlgili Davalar

Tamu siciliyle ilgili davalar adli yargının görev alanına girmektedir, her ne kadar tapu sicillerinin tutulması klasik bir kamu hizmeti ise de, tapu sicillerinden doğan davalar idari yargının değil adli yargının görev alanına girmektedir.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Ceza İndirimi ve Etkin Pişmanlık Nedir ve Ne Kadar Uygulanır

-Tapu sicilinden doğan davalar bu yönüyle üçe ayrılmaktadır.

a)Sicillerdeki yanlışlıkların düzeltilmesiyle ilgili davalar (adli yargıda görülür)

b)Sicillerin yanlış veya eksik tutulmasından doğan zararların giderilmesi amacıyla açılan davalar (adli yargıda görülür)

c)İmar mevzuatına aykırılık nedeniyle açılan davalar (idari yargıda görülür)

-Kamulaştırmadan Doğan Özel Hukuk Uyuşmazlıkları

Kamulaştırmadan doğan özel hukuk uyuşmazlıkları adli yargının görev alanına girmektedir, bu anlaşmazlıkların giderilmesinde görevli mahkeme taşınmaz malın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesidir.

-Nüfus Kayıtlarına İlişkin Davalar

Nüfus kayıtlarının tutulması, klasik bir kamu hizmetidir, her ne kadar yapılan bu işlem idari bir işlem olsa da nüfus kayıtlarında yapılacak olan değişikliklere ilişkin açılacak olan davalar adli yargının görev alanına girmektedir.

-İcra İflas Dairesi Görevlilerinin Kusurlarından Doğan Tazminat Davaları

İcra ve iflas dairesinde görevli olarak bulunan memurların görevlerini yerine getirdikleri sırada takibin taraflarına veya üçüncü kişilere karşı vermiş oldukları zararlardan dolayı devlet birinci derecede sorumludur. İcra ve iflas dairesi görevlilerinin yapmış oldukları kusurlu işlemler nedeniyle vermiş oldukları zararlardan dolayı tazminat davaları adli yargıda çözümlenir.

-Hizmet Sözleşmesinden Doğan Uyuşmazlıklar

İdarenin işçi statüsünde çalıştırdığı kamu personeli ile arasındaki hizmet sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklar adli yargıda çözümlenir.

-Fiili Yol

Fili yol idarenin açıkça hukuka ve idari usullere aykırı olarak bireylerin temel hak ve özgürlüklerine müdahale etmesidir. Uyuşmazlık mahkemesi bunu bir idari eylem değil haksız eylem (fiil) olarak görmektedir. İdarenin fiili yol şeklindeki müdahalelerinden doğan davalar Uyuşmazlık Mahkemesi İçtihatlarına göre, adli yargıda çözümlenir.

-İdareye Ait Taşıtların Yaptığı Kazalardan Doğan Uyuşmazlıklar

Uyuşmazlık Mahkemesinin içtihatlarına göre idareye ait taşıtların yaptıkları kazalar sonucunda üçüncü kişilere vermiş olduğu zararlardan doğan davalar adli yargıda çözümlenir.

-Vakıf Üniversitelerine İlişkin Uyuşmazlıklar

Vakıf Üniversiteleri (Yükseköğretim Kurumları) kanunla kurulurlar, kamu hizmeti yürütürler ve kamu tüzel kişiliğine sahiptirler. Bu nedenle vakıf üniversitelerinin kamu gücüne dayalı olarak tesis etmiş olduğu idari tasarruflara karşı idari yargı görevlidir.

Vakıf üniversiteleri Akademik kadro kışında görev yapan personeline ilişkin, iş kanununa tabi olarak yapmış olduğu iş akdinin fesih edilmesine ilişkin uyuşmazlıklar adli yargının görev alanı içerisindedir. Ayrıca vakıf üniversitesi ile öğrenci arasında alacak borç ilişkisinden doğan dönem ücretine ilişkin uyuşmazlıklar da adli yargı tarafından çözümlenir.

idari yarginin gorev alani disindaki uyusmazliklar

Askeri İdari Yargı Mahkemelerinin Görev Alanının Belirlenmesi

-Asker Kişiyi İlgilendirme

Türk Silahlı Kuvvetlerinde bulunan veya hizmetten ayrılmış subay, astsubay, askeri memur, askeri öğrenci, uzman çavuş, uzman jandarma çavuş, erbaş ve erler ile sivil memurlar açısından yapılan idari eylem ve işlemlere ve bu işlemlerin askeri hizmete ilişkin olması halinde Askeri İdari Yargı Mahkemeleri görevli olacaktır. Burada dikkat edilmesi gereken önemli husus askerlik yükümlüğünden doğan uyuşmazlıklarda ilgilinin asker kişi olması koşulu aranmaz.

-Askeri Hizmete İlişkin Olması

İdari İşlemin askeri hizmete ilişkin olup olmadığının saptanması için işlemin konusuna bakılması gereklidir.

Sizler için daha önceden hazırlamış olduğumuz İdare Mahkemesi Görevleri Nedir Hangi Davalara Bakar konulu yazımızı da okuyabilirsiniz.


ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
Önceki yazıyı okuyun:
Silah Taşıma Ruhsatı Nedir ve Kimler Alabilir (Masraf, Belgeler)

Çeşitli durumların oluşması halinde güvenlik mensubu olmayanların da silah taşıması mümkün olabilir. Silah taşıyabilmek için bazı şart ve prosedürlerin yerine...

Kapat
Sitemizde paylaşılan dilekçe örneği ve diğer bilgiler tamamen bilgilendirme amacıyla paylaşılmış olup, izinsiz ve kaynak gösterilmeksizin başka bir yerde yayımlanması yasaktır. - Aralık 2016